Hasan Dursun Mahrum Etme Yarabbi Official

"Salih Amca," dedi Ömer fısıltıyla. "İnsan bu kadar günahla, bu kadar hata ile nasıl çıkar O’nun huzuruna? Ya kapılar yüzümüze kapanırsa?"

Bu hikaye, Hasan Dursun’un sevilen ilahisi (ya da bilinen adıyla "Yarabbi") eserinin hissettirdiği o derin teslimiyet ve rahmet arayışı üzerine kurgulanmıştır. Rahmetin Gölgesinde Bir Gece Hasan Dursun Mahrum Etme Yarabbi

Köyün en yaşlı çınarının altında oturan derviş gönüllü Salih, elindeki tesbihi ağır ağır çekerken uzaklardan bir ses duydu. Bu ses, Hasan Dursun’un o buğulu sesiyle yankılanan bir yakarıştı: "Rahmetinden bizleri mahrum etme Ya Rabbi..." "Salih Amca," dedi Ömer fısıltıyla

Salih Amca gülümsedi, bakışlarını gökyüzündeki yıldızlara çevirdi. "Bak evlat," dedi. "Bu ilahi sadece bir melodi değil, bir ruhun itirafıdır. Hasan Dursun orada ne diyor? 'Tövbelerim çoktur ama senin merhametin daha çoktur.' İnsan mahrum kalmaktan korkar, çünkü mahrumiyet kalbin susuz kalmasıdır." "Bu ilahi sadece bir melodi değil, bir ruhun itirafıdır

Köyün gençlerinden Ömer, omuzları düşük, başı önde Salih Amca'nın yanına yaklaştı. Kalbi sanki bir mengenede sıkışıyordu; yaptığı hatalar, kırdığı kalpler ve bitmek bilmeyen dünya telaşı onu yormuştu. Salih Amca’nın yanına çöktü ve sessizce ilahiyi dinlemeye başladı.